Son birkaç yılda ultra maratonlar limit tanımayan sporcular ile dolup taşar oldu. Peki bir ultra yarışında vücudunuzda neler oluyor bilmek ister misiniz?

Ultra maratonların gelişmesi kimine göre maratonun artık “sıradan” bir hedef olması, kimine göre ise markaların ultra sporcularına sponsor olmasıyla başladı.

Bu branştaki ilk sponsorluklar ve OTS sendromu ile ilgili yazı dizisini buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Öncelikle şunu belirtelim, hiçbir koşucu için hiçbir mesafe kolay değildir. Önemli olan bu mesafe içerisinde kendinizi ne kadar zorlayabildiğinizdir. Bazı amatör ultra koşucuları, maraton koşmayı küçümsese de,  “hızlı” maraton koşmak çoğu zaman ultra yarışı bitirmekten daha acı verici olabilir.

Peki ultra maratonu, maratondan ayıran farklılıklar neler? Uzağa koşmak ve çok uzağa koşmak arasında – özellikle psikolojik, fizyolojik ve lojistik olarak- büyük farklar var diyebiliriz. Üstelik bir arazi ultrası koşuyorsanız zorluk derecesi biraz daha artacaktır.

UZUN MESAFELER VÜCUDUNUZU NASIL ETKİLER?

Halüsinasyonlar, ultra koşucularının özellikle yarışın son çeyreğinde düşebilecekleri tuzaklardır. Saatler geçtikçe artan yorgunluk ve arazideki değişik imgeler bilincinizi bulandırmaya ve size oyunlar oynamaya başlar. Kısa süreli uyku (şekerleme) genellikle sorunu çözebilir.


Geçici görme bozukluğu, daha uzun ultralarda göz sıvısının azalarak, korneanın şişmesiyle ortaya çıkabilir. Bir gün boyunca uykusuz olarak koşma sırasında gözlerin maruz kaldığı ışık, toz ve kir kuruluğa yol açar. Ayrıca sıvı ve mineral kaybı süreci hızlandırabilir. Göz damlası veya biraz uyku ile gözlerinizi dinlendirebilirsiniz.


Sadece ultracılar değil, tüm mesafe koşucuları egzersiz sebepli hiponatremi riskine karşı dikkatli olmalıdır. Hiponatremi; vücuda alınan suyun atılan sudan fazla olma durumudur; vücuttaki su fazlalığı ve sodyum azlığı olarak özetlenebilir. Genellikle mide bulantısı, kusma ve çarpıntı olarak kendini gösterir.


Vücut ısısının 35°’nin altına düştüğü durumlarda ise hipotermi gözlenir. Kötü hava koşullarında enerji seviyesinin düşmesiyle vücut iç ısısını koruyamaz ve sinyal vermeye başlar. Titreme, bilinçsizlik, his kaybı en belirgin özellikleridir. Derhal kuru kıyafetler giyilmeli, etraftakilere haber vermeli ve sıcak bir alana gidene kadar hareket etmeye devam edilmelidir.


Kalp sorunları koşucular arasında nadiren görülür. Koşunun kalp, damar ve dolaşım sistemini güçlendirmesine rağmen, az antrenman yaparak yarışan bazı sporcuların yarış sonrasında geçici ritm bozukluğu yaşadığı gözlemlenmiştir.


2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre çoğu ultra koşucusunda solunum rahatsızlıkları gözlemlendi. Uzmanlara göre bunun en büyük sebebi ise toz ve floraya maruz kalmak.


Maraton koşucuları yarış sırasında yüksek miktarda karbonhidrat yakarlar ve bu enerji jelleri ile yerine konulabilir. Ultra koşucuları ise daha çok yağ yakarak ilerler ve kaybolan enerji ancak gerçek yiyecekler ile yerine konulabilir. Aktivite sırasında beslenme, devamında sindirim problemleri getirecektir.


Yarış süresi uzadıkça kaslarınıza binen yük de artacak ve kas krampları başlayacaktır. Kas kramplarının sebebi kesin olarak bilinmese de, beslenme yetersizliği, yorgunluk ve stres tetikleyici etkenlerdendir.


Bozuk arazide koşarak yaşayacağınız olası düşüşlerden meydana gelecek yaralanmalar ultraların bir gerçeği.


Her ne kadar alışık olduğunuz malzemeleri giyseniz de, uzun ultralarda oluşacak su toplamalarının önüne geçemezsiniz. Değişken arazide mesafe aldıkça özellikle ayakkabılarınız er yada geç canınızı yakacaktır.


Stres kırıkları, ultracılarda özellikle ayaklar, bacaklar ve kalça kemiğinde gözlemlenebilir. Yarış öncesi yapılan haftalık uçuk kilometreler ile kendine yer etmeye başlayan mikro çatlaklar,  dayanılmaz acılar yaşatarak sizi durma noktasına getirir.


Son olarak, bir doğa sporu olan ultra maratonlar sırasında en çok şikayet edilen dış etkenlerin başında sinek ve böcek ısırıkları geliyor. Eğer sık ormandan geçen bir parkurda yarışıyorsanız, ağzınızı örterek ve kaşınarak koşmaya hazırlıklı olun.

Her branşta olduğu gibi, ultra maratonların da kendine ait zorlukları ve riskleri var. Artan mesafeler ve aktivite süresi ile eksileri artılarından çok göze batsa da, doğru hazırlık ve farkındalık yaşanması muhtemel sorunlardan kaçmanızı, yaşamanız durumunda ise hızlıca üstesinden gelmenizi sağlayacaktır.


BU YAZI DAHA ÖNCE WASHINGTON POST’TA YAYINLANMIŞTIR. ULTRADERGİ TARAFINDAN TÜRKÇEYE ÇEVRİLMİŞ VE DÜZENLENMİŞTİR.