Konu motivasyon olduğunda iki tip koşucu ile karşılaşıyoruz; başarısızlık sonrası cesaretini yitiren ve başarısızlık sonrasında daha çok motive olan. İlk tip patika koşucuları kendilerini yargılamakla çok meşgul olduğundan hiç bir zaman gerçek potansiyeline ulaşamazken, ikinci tip patikacılar en iyi derecelerini yenilemeye devam ederler.

Bu yargıya varabilmek için yakın dönemde yıldızları parlayan birkaç sporcuyu gözlemlemek yeterli. Yeteneklerinin yanı sıra, sporcuların olaylara ve sonuçlara bakış açıları bizlere başarılarının ne süreyle daim olacağını kanıtlar nitelikteydi.

Bir koşucu için yenilgi kaçınılmazdır. Bunu kabul edin ve yargılamayın.

Öncelikle, bu yazıdaki “yenilgi” tabiri kürsüyü simgelemiyor. Betimlediğimiz nokta, bireyin kendi hedefleri doğrultusunda başarı olup olamaması.

Sakatlık, yaşlanma, sosyal yaşamdaki zorluklar… Tek tek ele aldığınızda her biri adeta sizi yok etmek için kurgulanmış olaylar gibi geliyor. Şaşıracaksınız ama önemli olan bu ve benzer negatif etkilerden kaçmaya çalışmak değil; önemli olan durumu kabullenmek ve harekete geçmektir.

2015 North Face 50 Mil yarışını üçüncü olarak bitiren Larissa Dannis, bitiş çizgisini geçtiğinde aldığı dereceye sevinememişti bile; çünkü bacağındaki ağrı onu uzun bir süre koşudan uzak tutacak ciddi bir sakatlığın habercisiydi.

İlk tetkikler sonrasında, “Bununla savaşacağım – bu zamanı daha da güçlenmek için geçireceğim” diyecek kadar kararlı olan Dannis, sakatlığına yakınmak yerine kolları sıvadı. Her gün, pes etmeden bisiklete bindi, ağırlık çalıştı. Her detayı iyileştiğinde onu daha hızlı yapacak şekilde planlıyordu.

Geçtiğimiz ay sonunda düzenlenen, Portekiz’deki IUA Dünya Patika Şampiyonası’nda Amerika’yı temsil edeceği açıklandığında görüldü ki yaşadığı bu sakatlık kısa zamanlı bir çöküş olmaktansa, uzun dönemde ona bir başarı olarak geri dönmüştü.

Kıyaslamak mutluluğun düşmanıdır.

Her zaman gerçekleştirecek farklı hedefler vardır ve gerçekleştirilmemiş hedef en büyük olanıdır.

Bir yarışı kaçıncı bitirirseniz bitirin, her zaman için sizden daha iyi bir koşucu çıkacaktır. (Birinci bitirseniz bile seneye dereceniz yerle bir olabilir.) Kendinizi ulaşılamaz mükemmeliyete karşı kıyaslamak, attığınız her adımı başarısızlık olarak görmenizi sağlar.

Eski bir çim hokeyi oyuncusu olan Megan Roche, yetenek avcıları tarafından Amerikan Atletizm Takımı’na çağrılarak geleceğin olimpik sporcu adayı olarak yetiştirilmeye başlanmıştı. Olimpik takım seçmelerini 48 koşucu arasında 15. olarak tamamlamış olsa da buna sevinemedi. Kontejyan sadece 12 kişi ile sınırlıydı.

Çok yüksek tempo ile sona eren yarışın ardından atletler kendilerini iki büklüm yere kapanmış olarak buldu. Slot kazanamayan koşucuların çoğunun yüksek nabzı hıçkıra hıçkıra ağlamaya müsade etmese de, dudaklarından dökülenler ve gözyaşları ne tür bir hayal kırıklığı içinde olduklarını kanıtlamaya yeterdi. Hemen hepsinde aynı kelimeler ile; “Kendimi daha fazla zorlayabilirdim. O kızı geçebilirdim.”

Megan aralarından yürüyerek, gayet sakin bir şekilde tribüne doğru yöneldi. “Çok zor ve bir o kadar keyifliydi!” Kısa zaman önce tahmin bile edemeyeceği bir derece koşmuştu ve kendisini yarıştığı inanılmaz yetenekli sporcularla kıyaslamaktansa, kendini ne denli geliştirdiğine tanık olmuştu. İşte bu kutlamaya değerdi.

Bakış açınızı genişletin.

İnsanoğlunun doğasındandır, bir işin içine girdikçe nereden başladığınızı unutmaya başlarısınız. Artık hangi yollardan geçtiğinizi değil, daha ileriye nasıl gideceğinizi düşünürsünüz. Bu da bir süre sonra kendinizi en iyi yerine koymaya çalışmanız ile sonlanabilir.

Bu süreç içerisinde yaşayacağınız hırs, uzun süreli ve başarılı bir kariyerin erkenden sonlanmasına sebep olabilir.

Yolculuğunuz süresinde durun; ve bakış açınızı genişletin. Başlarken ne durumda olduğunuzu ve nasıl buraya geldiğinizi düşünün. Henüz 5K koşamıyorken şimdilerde ard arda ultra koşabilen bedeniniz, hırslarınız doğrultusunda sürüklenmeyi hak emiyor. Buraya nasıl geldiğinizi düşünün ve kendinize iyi bakarak bu sporun keyfini çıkarın.

Gülümsemek somurtmaktan iyidir! Hedeflerinize ulaşmak için pozitif olun.

Başlangıçta belirttiğimiz gibi, yenilgi kaçınılmazdır. Bir yarışta tüm şartlar size göre kusursuz olsa bile, sizden daha hızlı biri çıkabilir. Tüm koşullar sizin yanınızdayken bu yenilgiye karşı nasıl bir tutum sergilemelisiniz?

Gülün ve ilerlemeye devam edin.

Gülümsemek zamanla o sivri egonuz törpüleyecek ve olaylara daha pozitif bakmanıza neden olacak. Ayrıca bu alışkanlık parkurda karşılaşacağınız ve hazırlıksız olarak yakalanacağınız problemler karşısında hızlı kararlar almanızı sağlayarak tekrar yarışa dönmenize neden olacak.

Uzun sözün kısası; harikasınız! Şimdi çıkın antrenman yapın, yarışın ve dolu dolu yaşayın!